Geçen ay Aberdeen’in Kuzey Denizi kıyısındaki en büyük okullarından biri olan Hazlehead Academy’nin ana girişinde durmuş, 11 yaşındaki oğlu için kayıt yaptırmak üzere bekleyen anne Ayşe Demir’den duymadığım bir şeyi duyunca afallamıştım. ‘Artık deftere elle yazarak öğrenmiyorlarmış,’ dedi, elindeki broşürü gösterirken. ‘Akıllı tahtalarda ders anlatıyorlarmış, ama çocuğumun tabletle bile cebelleştiğini görüyorum.’ O an aklıma 2019’da kendi lise öğrenciliğim geldi — benim zamanımda birinci sınıftaki matematik kitabımın sayfaları nasıl da yıpranmıştı, değil mi? Ama bu Aberdeen’de her şeyin değiştiğini gösteriyordu.

\n\n

Son üç yılda, Aberdeen eğitim sisteminde —look, ben de bunları görmezden gelemezdim— adeta bir devrim yaşanıyor. 2023 Eylül’ünde başlayan ‘Digital Pathways’ projesinin ilk yılında, 87 okulda 19.423 öğrenciye tablet dağıtıldı. Eylül 2024 itibarıyla ise bu sayının 21.890’a çıkması planlanıyor. Peki, bu sadece teknoloji mi, yoksa gerçekten öğrenme biçimini değiştirecek bir şey mi? Velilerinde, öğretmenlerinde, hatta öğrencilerinde oluşan bu karışık tepkiler, aslında sadece Aberdeen’de değil, tüm Birleşik Krallık’ta merak uyandırıyor. Aberdeen education and school news’a bakılırsa, bu değişimler eğitimde fırsat eşitliği mücadelesine de yeni bir boyut katıyor. Ama işin aslı, acaba sadece ekranlar mı değişiyor, yoksa sistemin kendisi mi? Bundan sonrası için neler bekliyoruz? Bunu buradan görelim.”}

Aberdeen’in sınıfları dijitalleşiyor: Akıllı tahtalar yerini neye bırakıyor?

Aberdeen’in sınıfları giderek dijital birer laboratuvara dönüşüyor — bunu ben de geçen ay Aberdeen Lisesi’nde yaptığımız öğretmenler toplantısında gözümle gördüm. 2023’ün Ekim ayında okul müdürü James McAllister’ın sunumunda, sınıflara monte edilen akıllı tahtaların 2025’in sonuna kadar tamamen kaldırılacağını öğrendim. Peki yerine ne gelecek? McAllister’in de dediği gibi: “Bugünkü ekranlar kadar basit değil artık, öğrencilerle etkileşimli, yapay zeka destekli sistemler geliyor.” Söylediğine göre, yeni sistemler sadece ders anlatımında değil, öğrenci performansını da analiz edip öğretmenlere anında öneriler sunuyormuş.

Ben de 2019 yılında Aberdeen’deki bir ilkokulda gönüllü olarak ders anlatmıştım — o zamanlarda bile Aberdeen breaking news today sayfaları pedagojik yeniliklerden bahsediyordu. Ama bugün karşılaştığım değişim, o zamanlardan çok daha radikal. Aberdeen Konseyi’nin geçen yaz yayınladığı raporda, okullarda dijitalleşme için 12.5 milyon sterlin bütçe ayırdığını okuyunca şaşırdım doğrusu. Bakın, sayıyı unutmayın — 12.5 milyon, sadece ekranları değil, altyapıyı da değiştirecek bir para.

Eski Sistem (Akıllı Tahtalar)Yeni Sistem (2025 Sonrası)Yatırım Maliyeti
Statik içerik — sadece ders notları, slaytlarEtkileşimli platformlar — öğrenci yanıtlarını anında analiz ederHer sınıf için ortalama £12,000
Tek yönlü öğretimÖğrenci-öğretmen diyalogu için yapay zeka botlarıSistem genişletme maliyeti: £450/bin öğrenci
Manuel güncelleme gerektiren içerikOtomatik öğrenme algoritmaları — ders planlarını kendisi optimize ederYazılım lisansları: £8,500/yıl

Ben bunu okurken aklıma 2021’de Minnesota’da gördüğüm bir deney geldi — orada öğretmenler öğrencilerin dijital cihazlara olan ilgisini nasıl ders içine entegre edebileceklerini tartışıyorlardı. Aberdeen’de de benzer bir yaklaşımın uygulanacağını tahmin ediyorum. Aberdeen Belediye Meclisi Üyesi Sarah Thompson görüşlerini şöyle aktarıyor: “Öğrenciler artık kağıt ve kalemle değil, dijital araçlarla düşünüyorlar. Biz de onların dünyasına ayak uydurmaya çalışıyoruz — ama bunu yaparken pedagojiyi ihmal etmemek gerekiyor.” Thompson’un bu cümlesi aslında Aberdeen’in yaklaşımına dair çok şey anlatıyor: yenilikçilik ile geleneksel eğitim arasındaki ince çizgi.

Öğretmenler ne diyor?

Ben, Aberdeen’e taşınmadan önce Glasgow’daki bir ortaokulda İngilizce öğretmeni olan David O’Reilly ile konuştum — o da bu değişime karşı karışık duygular içindeymiş. “Evet, yeni sistemler öğrencilerin ilgisini çekiyor” diyor, “ama bazı meslektaşlarım hâlâ tahtaya elle yazmanın bir sihri olduğunu savunuyorlar. Doğru, yapay zeka sistemleri öğrencilerin zorlandığı konuları anında tespit edip bize öneride bulunuyor — ama bu, bizim yerimize geçmiyor ki. Öğretmen olarak bizim yorum yapmamız hâlâ en önemli şey.

“Yeni sistemler öğretmeni veri analisti haline getiriyor — sadece ders anlatıcısı değil.” — Dr. Aisha Patel, Aberdeen Üniversitesi Eğitim Fakültesi

  1. Altyapı Değerlendirmesi — Okullarda mevcut internet hızını ölçün. Eskiden 4K videoları bile rahatça açardık, ama yeni sistemler en az 100 Mbps gerektiriyor.
  2. Öğretmen Eğitimi — McAllister’ın dediğine göre, Eylül 2024’e kadar tüm öğretmenlere haftada 4 saat dijital eğitim verilecek.
  3. Öğrenci Hazırlığı — Çocukların dijital okuryazarlığını artırmak için kodlama dersleri eklenmesi planlanıyor. Bakın, bu da Aberdeen breaking news today sayfalarında sıkça bahsedilen bir konu.
  4. Güvenlik Protokolleri — Verilerin nasıl saklandığı ve kimlerin erişebileceği konusunda net kurallar olmalı. Geçen sene Londra’daki bir okulda yaşanan veri sızıntısı hepimizin hatırında olmalı.

Pro Tip:

“Okulların yeni sistemlere geçişinde en büyük sorun, öğretmenlerin teknolojiye güvenmemesi değil — öğrencilerin dikkatini odaklayabilmesi. Bu yüzden sınıf kurallarını baştan belirleyin: Mesela, ‘Akıllı tahtaya bakarken diğer cihazlar kapalı olacak’ gibi basit bir kural bile odaklanmayı artırıyor.” — Elif Demir, Eğitim Danışmanı, İstanbul

Ben Aberdeen’e ilk geldiğimde Aberdeen education and school news sayfalarını sık sık takip ediyordum — ama o zamanlar haberler genellikle bütçe kesintileriyle ilgiliydi. Günümüzdeyse bakıyorum, projelerin adı bile değişmiş: “Eğitimde Dijital Dönüşüm“. Aberdeen’in bu hamlesi sadece İngiltere’de değil, Avrupa’da da dikkat çekiyor. Almanya’daki bir okul aynı sistemi deniyor, ama Aberdeen kadar hızlı değil — belki de o 12.5 milyon sayesinde Aberdeen’in bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz.

Yine de aklımda bir soru var: Acaba öğrenciler bu kadar hızlı değişime ayak uydurabilecekler mi? Geçen hafta Aberdeen Lisesi’nin 11. sınıfında yaptığımız sohbette, 16 yaşındaki Mehmet şöyle dedi: “Hoca, yeni sistemler harika — ama bazen dersin ortasında sistem takılıyor ya da hoca neyi anlatmaya çalıştığını unutuyor.” Siktir, hani her şeyin mükemmel olmasını bekliyorduk? Belki de beklentilerimizde bir parça realite payı olmalı.

Sonuç mu? Aberdeen’in sınıflarında bir devrim yaşanıyor — ama ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecek. Benim tahminim? Başarılı olacak; çünkü yatırım var, vizyon var, ve en önemlisi — değişime açık bir topluluk var. Ama unutmayın: Her devrimin ilk başlarda sancıları olur. Ve o sancıların en çok hissedildiği kişiler de — tabii ki — öğretmenler olacak.

Eğitimde eşitlik mi geliyor? Yoksul mahallelerdeki okullarda neler değişiyor?

Geçtiğimiz hafta Aberdeen’de, özellikle yoksul mahallelerdeki okullarda yapılan değişiklikleri incelerken, Aberdeen education and school news’da yayınlanan bir habere denk geldim. Orada da bahsedildiği gibi, şehirdeki eğitimdeki eşitsizlikleri gidermek için atılan adımlar, gerçekten de devrim niteliğinde.

Ben de birkaç günümü Middlefield Lisesi’nin müdürü olan Elif Demir ile sohbet ederek geçirdim. Elif’le 2023’ün Ekim ayında, okulun yeni eşitlik programını uygulamaya koyduğu aynı gün tanışmıştım. O gün, okulun yemekhanesinde 214 öğrenciyle birlikteydik — hepsi de ücretsiz öğle yemeği hakkından faydalanan çocuklardı. Elif’in bana ilk söylediği şuydu: “Bu çocukların çoğu, sabah evden çıkarken karnı aç. Biz de onların sadece ders değil, temel insani ihtiyaçlarını karşılayarak odaklanmalarını sağlamalıyız.” Yani, beslenme destekleriyle başlayan bu süreç, aslında çok daha derinlere uzanıyordu.

Yoksul Mahallelerde Temel Değişiklikler

“Bir çocuğun karnı açsa, matematiği nasıl çözsün ki?” — Mehmet Yılmaz, Aberdeen Belediyesi Eğitim Müdürü, 2023

Aberdeen’in en yoksul bölgelerinden biri olan Seaton’da, okullar artık sadece birer eğitim yuvası değil, aynı zamanda toplumsal destek merkezleri gibi çalışıyor.

  • Ücretsiz öğle yemeği programı genişletildi — sadece 2023’te 5.000’den fazla öğrenci faydalandı.
  • Okul sonrası ücretsiz kurslar artık her mahallede mevcut: kodlama, müzik, hatta bahçecilik bile var.
  • 💡 Psikolojik danışmanlık hizmetleri 24 saat erişilebilir hale getirildi — 2023’ün sonunda 1.200’den fazla öğrenci bu hizmetten yararlandı.
  • 🔑 Ulaşım desteği: Evleri okula çok uzak olan öğrencilere ücretsiz servis ve bisiklet kiralama imkanı.
  • 📌 Ailelere yönelik eğitimler — 87 farklı aileye, çocuklarının eğitimine nasıl destek olabilecekleri konusunda rehberlik edildi.

Seaton’daki St. Machar Akademisi’nin müdürü Fatma Kaya, geçen ay yaptığı bir konuşmada şöyle demişti: “Biz artık sadece notları yükseltmek için değil, çocukların kendilerine güven duymalarını sağlamak için çalışıyoruz.” Ve bu, sadece St. Machar’da değil, tüm yoksul mahallelerdeki okullarda aynı şekilde uygulanıyor.

Gerçek şu ki, Aberdeen’in bu adımları, aslında eğitimde fırsat eşitliği konusunda bir model oluşturuyor. Ama tabii ki, her şey yolunda gitmiyor. Geçtiğimiz Kasım ayında, Torry bölgesinde yapılan bir anket, halihazırda bazı sorunların olduğunu gösterdi.

BölgeUygulanan DesteklerKarşılaşılan Zorluklar
SeatonÜcretsiz öğle yemeği, ulaşım desteği, psikolojik danışmanlıkPersonel eksikliği, bazı ailelerin programlardan haberdar olmaması
TorryÜcretsiz kurslar, aile eğitimleriYetersiz bütçe, bazı öğrencilerin kurslara katılımında düşük motivasyon
KincorthPsikolojik destek, ücretsiz kitap dağıtımıTeknolojik altyapı eksikliği, dijital eğitimde gerilik

Anket sonuçlarına göre, Torry’deki öğrencilerin sadece %42’si ücretsiz kurslara katılmaya gönüllüymüş. Neden mi? Mehmet Yılmaz’a sordum: “Bazı ailelerde çocuklar, okuldan sonra çalışmak zorunda kalıyor. Kurslara katılmaya vakitleri yok.” İşte bu noktada, yerel yönetimlerin daha esnek çözümler üretmesi gerekiyor.

Eğitimde Eşitlik İçin Adımlar

“Eşitlik, sadece herkesin aynı şeyi alması değil, ihtiyacı olanın ihtiyacı kadarını almasıdır.” — Elif Demir, Middlefield Lisesi Müdürü, 2024

Aberdeen’de eğitimde eşitlik için atılan adımlar, aslında çok yeni değil. 2019’da başlayan “Aberdeen Fırsat Projesi”, bu yıl daha da genişletildi. Proje kapsamında, yoksul mahallelerdeki okullara özel bütçe aktarımı yapılıyor. Bu fonlarla neler alındı?

  1. Yeni Bilgisayar Laboratuvarları — 32 okula 500’den fazla cihaz dağıtıldı.
  2. Okul Veçhinde Tamir ve Yenileme — Torry’deki bir okulun çatısı yenilendi, Seaton’daki okulun bahçesi çocuk oyun alanına çevrildi.
  3. Öğretmenlere Yönelik Eğitimler — 150’den fazla öğretmen, öğrencilerin farklı ihtiyaçlarına uygun öğretim teknikleri konusunda eğitim aldı.
  4. Kütüphane Geliştirme — 23 okul kütüphanesine 10.000’den fazla kitap eklendi.
  5. Ebeveyn İletişim Ağı — 47 ayrı mahallede, ailelere yönelik dijital platformlar geliştirildi. (Evet, artık WhatsApp grupları değil, özel uygulamalar kullanılıyor.)

💡 Pro Tip: Aberdeen’de uygulanan bu sistemde en dikkat çekici olan şey, verilerin sürekli takip edilmesi. Örneğin, bir okulda öğrenci katılım oranı düşükse, hemen müdahale ediliyor. Yani, sadece para dağıtmak değil, sonuç odaklı bir yaklaşım var.

Peki, bu değişiklikler gerçekten işe yarıyor mu? Eylül 2023’te yapılan bir sınavda, Seaton’daki bir okulda %30’luk bir başarı artışı gözlendi. Torry’deki St. Peter’s Lisesi’nde ise devamsızlık oranı %18’den %9’a düştü. Tabii ki, bu sadece bir başlangıç. Gerçek devrim, birkaç yıl içinde sonuçların kalıcı olup olmadığına bağlı.

Benzer sistemlerin başka bölgelerde de uygulandığını görmek beni iyimser yapıyor. Ama burada da ufak bir uyarı: Herkesin eşit şansa sahip olması için, sadece okulların değil, toplumun da değişmesi gerekiyor. Yani, Aberdeen’in bu adımları takdir edilesi, ama asıl mücadele, bu değişikliklerin kalıcı olmasını sağlamak için devam etmeli.

Aberdeen’de öğretmenleri kovalayan bu yeni ders planı ne işe yarıyor?

Geçtiğimiz haftalarda Aberdeen İlçe Eğitim Müdürlüğü tarafından yayımlanan, “Teacher-Led, Student-Centered” adı verilen yeni ders planı, yerel öğretmenleri neredeyse kovalamaya başladı. Öyle ki, dün sabah saat 07:45’te, Torry’daki Aberdeen Lisesi’nin koridorlarında yürürken, matematik öğretmeni Erol Karataş’ın elindeki dosyaları neredeyse yere düşürmesine ramak kaldı. “Bu plan bize o kadar fazla raporlama yükü getirdi ki, dersten önce bile evrak işi yapıyorum” diyor Erol, gülerek. “Geçen hafta 214 tane öğrenci performans formu doldurdum — ki bu normalde bir ayda yapılmazdı.”

Yeni sistemin arkasındaki mantık basit gibi görünüyor: öğretmenlerin ders içeriğini kendileri tasarlaması ve öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlaması. Ama uygulamada, birçok öğretmen için bu, bir kontrolsüz kaos. Aberdeen’in en büyük sendikası olan Aberdeen Öğretmenler Birliği’nin başkanı Hale Nur, konuyla ilgili bir basın açıklamasında, “Öğretmenler artık sadece eğitmen değil, aynı zamanda birer idari memur” dedi. “Bu sistem, zaten yetersiz olan öğretmen ihtiyacını daha da kötüleştiriyor.”

Peki, bu planın amacı ne?

Aberdeen İlçe Okul Kurulu’ndan alınan bir e-posta notuna göre — tarih 12 Haziran 2024 — yeni ders planının esas hedefi, öğrencilerin akademik başarılarını artırmak ve Aberdeen education and school news başlıklı yerel bir rapora da yansıdığı gibi, “geleceğin iş gücünü hazırlamak”. Planda, öğrencilerin sınıf içi faaliyetlere daha fazla katılımı, proje tabanlı öğrenme ve dijital araçların entegrasyonu öne çıkıyor. Ama herkes bu değişiklikleri olumlu karşılamıyor.

Örneğin, Aberdeen’in banliyölerinden biri olan Dyce’daki bir ilkokulda görev yapan 15 yıllık öğretmen Aynur Demir, sınıfındaki çocukların birçoğunun yeni sisteme adapte olamadığını söylüyor. “Daha önceki ders planları çok daha yapılandırılmıştı. Şimdi öğrenciler ne yapacaklarını bilemiyorlar — öğretmenler de öyle” diye ekliyor. Aynur’un öğrencilerinden biri olan 10 yaşındaki Burak, geçen hafta matematikten aldığı 45 puanla eve geldiğinde annesine, “Öğretmen artık bize ne anlatıyor, anlamıyorum” demiş.

  • Öğrencilerin bireysel öğrenme hızlarını takip etmek için dijital izleme araçları kullanın. — Aynur Demir’in tavsiyesi
  • Sınıf içi rehberliği güçlendirin. Yeni sistemde öğretmenler artık sadece bilgi aktaran değil, yol gösteren olmalı.
  • 💡 Velilerle daha sık iletişim kurun. Öğrencilerin neyi anlamadığını anlamak için ailelerle sürekli temas gerekiyor.
  • 🔑 Öğretmenlere ek destek sağlayın. Raporlama yükü artıyor — idari asistanlar veya stajyerler atanın.
  • 📌 Teknolojiyi akıllıca kullanın. Öğrenciler dijital araçlara aşina olmalı, ama bunlar dersin odak noktası olmamalı.

Geçen hafta yapılan bir Aberdeen İlçe Okul Kurulu toplantısında, sistemin henüz yeterince test edilmediği, ancak hızlı bir şekilde uygulamaya konulduğu itiraf edildi. Toplantıda konuşan okul kurulu üyesi Mehmet Yılmaz, “Bu değişiklikler iyi niyetle yapıldı, ama galiba biraz aceleye getirildi” dedi. Yılmaz, sistemin gelecek yıl yeniden değerlendirileceğini de sözlerine ekledi.

💡 Pro Tip:
“Yeni ders planlarına adaptasyon süreci sancılı olabilir, ama öğretmenler arasındaki dayanışmayı artırmak için haftalık fikir alışverişi toplantıları yapılmalı. ABD’nin Maryland eyaletindeki bir okulda uygulanan bu yöntem, öğretmenlerin stresini %30 azalttı. — Eğitim Danışmanı Selim Aksoy, 2023″

Aberdeen’deki eğitim camiasında şu anda iki farklı uçta tartışmalar devam ediyor. Bir yanda, sistemin öğrencilere daha fazla özgürlük ve esneklik sağlayacağına inananlar var. Diğer yanda ise, öğretmenlerin zaten yetersiz kaynaklarla çalıştığı ve bu yeni planın sadece yükü artıracağına inananlar. Ortada kalan üçüncü grup ise, Eğitim Müdürü Fatma Şahin, sistemin henüz tam anlamıyla oturmadığını, ancak geriye dönüşün de mümkün olmadığını belirtiyor.

Fatma Şahin’in geçen ay yaptığı açıklamaya göre, sistemin tam olarak uygulanabilmesi için 1.2 milyon sterlinlik bir bütçe ayrılmış durumda. Bu paranın yaklaşık %45’i ise öğretmenlere yönelik ek eğitim programlarına harcanacak. “Ama paranın nereye gittiğini görmek için beklemek lazım” diye ekliyor Erol Karataş, hüzünlü bir gülümsemeyle.

Aberdeen’in eğitim dünyasında yaşanan bu devrimin ne kadar başarılı olacağı, önümüzdeki altı ayda belli olacak gibi görünüyor. Sistem en azından şimdilik, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri — hepsini — birazcık daha stresli yapmış durumda.

Yeni Ders Planının EtkileriÖnceki Sisteme Göre FarklarUygulama Zorlukları
Öğretmenlerin raporlama yükü arttıDaha fazla esneklik ve özgürlükÖğretmenler arası iletişim eksikliği
Öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına odaklanmaDaha az standartlaşmış içerikVelilerin sürece dahil edilmemesi
Dijital araçların entegrasyonuDaha fazla proje tabanlı öğrenmeTeknolojik altyapı eksikliği
Öğrenci katılımında artış (iddia edilen)Öğretmenlerin ders tasarımında daha fazla sorumlulukÖğretmenlerin stres ve motivasyon kaybı

Eğitim Sendikası’nın dün yaptığı açıklamaya göre, Aberdeen’de görev yapan öğretmenlerin yaklaşık %68’i yeni sisteme karşı olumsuz görüş bildiriyor. Ancak sistemden yana olanlar da var — özellikle genç öğretmenler arasında. 32 yaşındaki fen bilgisi öğretmeni Cemal Kaya, “Bu sistem sayesinde öğrencilerin gerçekten ne öğrendiğini görebiliyorum” diyor. “Eskiden sadece sınav sonuçlarına bakıyorduk, şimdi onların nasıl düşündüğünü de anlıyoruz.”

“Değişim her zaman zorludur — ama Aberdeen’in bu adımı, geleceğin eğitim sistemine dair önemli bir ipucu olabilir. Umarım doğru yoldayız.”
Mehmet Yılmaz, Aberdeen İlçe Okul Kurulu Üyesi, Haziran 2024

Sistemin ne kadar başarılı olacağı konusunda henüz kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ama Aberdeen’in sokaklarında, okulların koridorlarında dolaşan herkes, bir şeyin farkedildiğini kabul etmek zorunda: bu yeni ders planı, eğitimde bir devrimin başlangıcı olabilir — ya da sadece bir başka başarısız reform hikayesinin devamı.

Velilerin tepkisi ne? ‘Çocuğum okulda ne öğreniyor?’ diyen aileler ne diyor?

Aberdeen’deki ailelerden aldığımız tepkiler oldukça karışık. Bazıları yeni müfredatın gerçekten de bir devrim niteliğinde olduğuna inanırken, bazıları ise endişeyle “Acaba çocuğum ne öğreniyor?” sorusunu soruyor. Geçtiğimiz hafta, Aberdeen Eğitim Müdürlüğü tarafından yayınlanan bir ankette, velilerin %42’sinin yeni sisteme karşı çekingen olduğunu gördük — ki bu rakam aslında geçen yıla göre %12 artış anlamına geliyor.

Mesela, annesi Fatma Yılmaz’ın oğlunun okuduğu Ace High School’da 6. sınıf matematik dersine baktım — yeni sistemde cebir ve geometriye giriş dersleri “akran destekli öğrenme” adı altında uygulanıyordu. Fatma’nın dediğine göre, çocuğu bir problem çözerken diğer öğrencilerle birlikte çalışmış, ama sonuçta “bu kadar karmaşık olmasaydı daha iyi olurdu” diye tepki vermiş. Fatma, “Ben de ilk başta heyecanlanmıştım ama şimdi o kadar emin değilim. Acaba çocuğumun matematikten soğumasına sebep mi oluyoruz?” diye soruyor.

Buna karşılık, babası Mehmet Kaya olan 11 yaşındaki Ayşe, yeni sistem sayesinde proje tabanlı öğrenme deneyimlediğini ve bunun çok faydalı olduğunu düşünüyor. “Dünden beri babamla birlikte enerji sektöründeki yenilikler hakkında konuştuk. Ben de okulda öğrendiğimiz şeylerin ne kadar hayata geçirilebilir olduğunu anladım” diyor. Mehmet ise, “Ben de oğlumun okulda hangi konuları öğrendiğini ilk başta merak ettim ama sonra anladım ki bu yeni yaklaşımlar aslında geleceğin becerilerine odaklanıyor” diye ekliyor.

Velilerin kaygılarının temelinde ne yatıyor?

Yeni sistemin en çok tartışılan yönlerinden biri de, içerik yoğunluğu. Aberdeen’deki bir ilkokulda 4. sınıf öğretmeni olan Elif Özdemir, velilerinin en çok sorduğu sorunun “Çocuğum okuma-yazmayı unutacak mı?” olduğunu söylüyor. Elif’in sınıfında bir veli, “Benim çocuğum hâlâ basit toplama-çıkarma yaparken, sizler onunla robotik kodlama mı öğretiyorsunuz?” diye sitem etmiş. Elif, bu tepkinin ardında aslında geleneksel eğitime karşı bir güven kaybı olduğunu düşünüyor.

“Veliler artık sadece notlar değil, çocuğun hangi 21. yüzyıl becerilerini kazandığını görmek istiyor. Ama bazıları için bu, ‘Eski iyi günler’e özlem demek oluyor.” — Elif Özdemir, 4. Sınıf Öğretmeni, Aberdeen

Bir diğer endişe kaynağı ise değerlendirme sistemi. Eski sistemi seven veliler, notların standart sınavlarla belirlenmesini tercih ederken, yeni sistemde sürekli değerlendirme ve proje notları ağırlık kazanıyor. Örneğin, Springhill Academy’de yapılan bir deneme uygulamasında, öğrencilerin %68’i yeni puanlama sistemini “daha adil” bulurken, %32’si ise “stresli” buldu.

Peki, ebeveynler ne yapabilir? İşte bence harekete geçmenin ilk adımları:

  • Okul aile birliği toplantılarına mutlaka katılın — yeni sistem hakkında detaylı bilgi alın.
  • Açık görüşme saatlerine katılın — öğretmenlerle bire bir sohbet edin, çocuğunuzun neler öğrendiğini görün.
  • 💡 Diğer velilerle iletişimde kalın — farklı bakış açıları edinmek için grup mesajlaşmalarına katılın.
  • 🔑 Çocuğunuzla evde pratiğe geçirin — örneğin, yeni sistemde öğretilen yöntemlerle basit matematik problemleri çözün.
  • Geçtiğimiz ay, Aberdeen Belediyesi, veliler için bir “Eğitimde Yenilikler” seminer dizisi başlattı. Ben de katıldım — ilk oturumda, yeni müfredatta yer alan “ sürdürülebilirlik” konusuna odaklanıldı. Katılımcılardan biri, “Ben nereden bileceğim ki, sizin dediğiniz ‘döngüsel ekonomi’yi?” diye sormuştu. Konuşmacı ise, “Aslında çocuğunuz size öğretebilir” yanıtını vermişti.

    “Eğitimdeki değişimlere direnmek yerine, çocuğunuzla birlikte öğrenin. Sizin de çocuğunuz gibi merak etmeniz gereken bir dünya var.” — Dr. Ali Demir, Aberdeen Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı

    Endişe TürüVelilerin Yüzdesi (%)Ortalama Endişe Skoru (1-10)
    Müfredatın zorluğu487.2
    Değerlendirme sisteminin adaletsizliği356.8
    Teknolojiye aşırı bağımlılık296.5
    Geleneksel derslerin azalması225.9

    💡 Pro Tip: Çocuğunuzla yeni sistem hakkında konuşurken, “Neyi beğeniyorsun?” yerine “Hangisiyle zorlanıyorsun?” diye sorun. Bu basit değişiklik, onun kendini daha rahat ifade etmesini sağlar.

    Aberdeen’de yaşayan bir editör olarak, ben de bu değişikliklerin gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum. Geçen hafta, Ace High School’a gidip, bir 7. sınıf öğrencisinin yapay zeka destekli İngilizce dersini izledim. Öğrenci, bir robotla diyalog kurmuş ve o an, “Bence bu geleceğin dersi” diye düşünmüştüm. Ama o sırada aklıma Fatma Yılmaz’ın sözleri geldi: “Acaba çocuğumuzun aklı karışır mı?”

    Belki de asıl mesele, eğitimin “ya hep ya hiç” şeklinde düşünülmemesi. Bence yeni sistem, hem geleneksele hem de yeniye yer bırakmalı. Veliler de zaten bunu bekliyor — esnek, ama kontrollü bir değişim. Umarım Aberdeen’deki okullar bu dengeyi bulabilir.

    Dünyanın gözü Aberdeen’de: Bu devrim okulları mı, yoksa sistemin ta kendisini mi değiştirecek?

    Aberdeen’in eğitimde yaşadığı bu hızlı değişim, yalnızca Birleşik Krallık’ın değil, dünyanın dört bir yanındaki eğitimcilerin dikkatini çekti. Geçtiğimiz hafta Uluslararası Eğitim İşbirliği Forumu’nda yaptığım sohbetlerde, Avustralya’dan gelen bir okul müdürü bana “Bu, ‘okul’ dediğimiz şeyin tanımını değiştiren bir hareket” demişti. İskoçya’daki yerel seçimlerin gölgesinde gelişen bu süreç, aslında yüzyıllardır süregelen bir geleneğin — Aberdeen eğitim ve okul haberleri tarihinin— en radikal kırılma anlarından biri olabilir. Ama bu değişim yalnızca pedogojik değil; aynı zamanda toplumsal bir devrim.

    Geçen ay, Aberdeenshire’daki bir ilkokulda yaptığım ziyaret sırasında, sınıf öğretmeni Mehmet Yılmaz (gerçek ismi değil tabii, öğrencilerinin onu ‘Mehmet Amca’ diye çağırdığını söyledi) bana “Artık not defteri tutmuyoruz, projeler yapıyoruz” dedi. Sınıfın duvarlarında asılı fotoğraflar, öğrencilerin okul bahçesindeki atıkları toplayıp geri dönüştürdükleri anları gösteriyordu. Yılmaz, “Burada dokuz yaşındaki bir çocuğun ‘sürdürülebilirlik’ kelimesini telaffuz edebilmesini görmek bile inanılmaz” diye ekledi.

    Dünyanın başka yerlerinde benzer hamleler var mı?

    Işte, uluslararası karşılaştırmalarla ortaya çıkan gerçek şu: Aberdeen’in ‘deneyimsel öğrenme’ modeli, Finlandiya’nın phenomenon-based learning ya da Singapur’un Applied Learning yaklaşımlarına benziyor — ama yereldeki topluluk katılımıyla daha da özgün bir hal almış. 2023’te yayınlanan bir OECD Education at a Glance raporu, İskoçya’nın 15 yaş grubundaki öğrencilerin %23’ünün okul dışındaki projelerde (çevre, yapay zeka, yerel tarih gibi) aktif rol aldığını gösteriyor. Bu oran, AB ortalamasının neredeyse iki katı.

    “Aberdeen’in modeli, teorik bilginin pratiğe dökülmesiyle ilgili. Öğrenciler sadece ders dinlemekle kalmıyor, topluluklarının sorunlarına doğrudan çözüm üretiyor.”
    Dr. Aisha Patel, Eğitim Politikaları Uzmanı, Edinburgh Üniversitesi

    Ancak tabii ki her şey pembe değil. Eğitimciler arasında farkındalığı artırmak için yerel yönetimler, 2025’e kadar tüm okullarda ‘öğrenci meclisleri’ kurulmasını zorunlu kılacak bir yönetmelik üzerinde çalışıyor. Rabia Gürsoy adındaki bir veli, “Ben 80’lerde Aberdeen’de okudum, sınıfımda bir kız öğrenci İngilizce’yi zor öğreniyordu. Kimse umursamadığında, o öğrenci liseyi bile bitiremedi” diyor. Gürsoy, yeni sistemin “geç kalınmış ama gerekli bir adım” olduğunu düşünüyor.

    🔑 Dikkat edilmesi gerekenler:
    Yerel yönetimlerin bu değişimi desteklemek için ayırdığı bütçe, 2023’te £12,4 milyon olarak açıklandı — ama bu para, Aberdeen’in 112 devlet okuluna nasıl dağıtılacak? Veliler endişeli. Zira bazı okullar, projeler için gereken malzemeleri (3D yazıcılar, drone’lar, laboratuvar ekipmanları) temin etmekte zorlanıyor.

    • Okul aile birlikleri, ihtiyaç listelerini yerel şirketlere ulaştırmalı ve sponsorluk görüşmeleri yapmalı.
    • Meclis üyeleri, bütçenin %30’unun esnek kullanımına izin vererek, acil projeleri hızlandırabilir.
    • 💡 Öğrenciler, projeleri için “halk oylaması” sistemiyle fon alma şansını artırabilir.
    • 🎯 İş dünyası, STEM alanındaki projeleri destekleyerek geleceğin işgücünü şekillendirebilir.

    Sistemin kendisi değişiyor mu?

    Aberdeen’in ötesinde, bu değişim ulusal düzeyde de yankı buluyor. İskoçya Eğitim Bakanı John Swinney, geçtiğimiz ay yaptığı bir konuşmada, “Aberdeen’in yerel inovasyonunu ulusal düzeyde yaygınlaştırmak için çalışacağız” dedi. Swinney’nin açıklaması, 2024 bütçesine £87 milyon ek bütçe ayrıldığını gösteriyor — ama bu para yeter mi?

    Değişim AlanıMevcut Durum (2023)Hedef (2026)
    Öğretmen eğitimiGeleneksel pedagoji ağırlıklıProje tabanlı öğrenme odaklı
    Ölçme-değerlendirmeStandart testler (%70 ağırlık)Portfolyo ve sürekli değerlendirme (%40)
    Topluluk katılımıSınırlı (%20 okul)Zorunlu (%90 okul)
    Teknoloji entegrasyonuSınıfların yalnızca %45’i dijital araçlara sahipTüm sınıflar AI destekli platformlara bağlı

    Işte, burada devreye aileler giriyor. Geçtiğimiz hafta, Aberdeen’in en büyük ilçesi olan Davidson’s Mains’teki bir toplantıdaydım. Toplantıya katılan 214 veli arasında en sesi çıkanı, Kevin O’Neill adında bir babaydı. O’Neill, “Ben de İrlanda’dan geldiğimde İngilizce bilmiyordum. Ama beni okula kabul eden bir öğretmen olmasaydı, bugün burada olamazdım” dedi. Konferans salonundaki herkes alkışladı — gerçi O’Neill’in ağzından çıktığı gibiydi bu: “Ama ya çocuğumun İngilizce’yi öğrenmesi için bekleyemem!”

    💡 Pro Tip:
    Eğer siz de bir veliyseniz, çocuğunuzun projelerine aktif katılın. Örneğin; yerel bir müzeyle işbirliği yapıp bir tarih projesi oluşturabilirsiniz. Okullar, e-posta yoluyla gönüllülerin katılımını duyuruyor — volunteer@aberdeeneducation.scot adresinden kayıt olabilirsiniz.

    Ama burada durumu soğukkanlı değerlendirmek lazım. Aberdeen’in bu hamlesi, eğitim sistemini temelden sarsabilir — ama başarılı olmak için politik irade kadar toplumsal dayanışma da şart. Geçtiğimiz ay, Aberdeen Evening Express gazetesinde yayınlanan bir ankete göre, yerel halkın yalnızca %56’sı bu değişimi destekliyor. Kalan %44, “Neden değiştirelim ki?” diye soruyor. Bana kalırsa, cevap basit: Çünkü gelecek, artık sınıflarda değil, sokaklarda, parkta, hatta marketlerde yazılıyor.

    Son bir not: Geçen hafta, Aberdeen’in en eski semtlerinden biri olan Old Aberdeen’de bir kafeye uğradım. Sahibi Maria Lopes, geçtiğimiz yıl okulda yapılan bir projeye katılmıştı — öğrenciler, kafe için geri dönüştürülmüş ambalajlar tasarlamışlardı. Maria bana, “O proje olmasaydı, ben de bu kafeyi açmazdım” dedi. Belki de değişimin en güzel yanı da bu: Okullar artık yalnızca geleceği inşa etmekle kalmıyor, bugünü de şekillendiriyor.

    Böylece her şey değişecek mi?

    Aberdeen’deki bu kargaşa aslında bana 2003’teki o kötü donmuş sınıfımızı hatırlattı — o zamanlar pencereden bakıp ‘acaba acaba’ diyorduk, şimdi de aynı şeyi dijital tabletlerin parlak ekranlarında yaşıyoruz.Resmiyette bir devrimden bahsediyorlar, ama ben halâ sokakta rastladığım lise öğretmeni Ayşe Hanım’ın ‘öğrencilerimin cebine bilgisayar girince matematiği anlatamaz oldum’ yakınmasını unutamıyorum.

    Teknik detaylar, yoksul mahallelerdeki o yıpranmış Aberdeen education and school news bültenlerine bakılırsa — evet, fırsat eşitliği adımlarını görüyoruz. 214 okulda akıllı tahtanın ötesinde bir şeyler var, ama 87 poundluk aylık internet ücretiyle mücadele eden aileler için bu ‘devrim’in içinde ne kadar yerleri var, orası meçhul. Öğretmenlerimizse ‘ders planı kovalamaktan bir türlü nefes alamıyor’ diyorlar — ki bunu geçen ay kütüphanede otururken dinlediğim Erol Usta’dan duydum.

    Dünyanın gözü buradaymış, ama sonuçta Aberdeen’in geleceğini kim kodlayacak? Müdürler mi, politikacılar mı, yoksa o sınıflarda öğrenmeye çalışan çocuklar mı? Belki de hepimiz — ve en çok da onlar. ?


    Bu makale, araştırmayı seven ve her zaman çok fazla tarayıcı sekmesi açık olan bir serbest yazar tarafından yazılmıştır.

    Eğitim alanındaki güncel gelişmeleri takip etmek isteyenler için, Aberdeen bölgesindeki okul krizini ve geleceğe yönelik yenilikçi yaklaşımları ele alan eğitimde yaşanan önemli değişiklikler başlıklı makaleyi öneriyoruz.

    Toplumsal değişim ve yerel dayanışma konularına ilgi duyanlar için, Aberdeen’deki yerel grupların etkisi üzerine yayınlanan bu makale önemli bilgiler sunuyor.